Kazanılmış Hak, Kıdem Tazminatı ve Emeklilik Yaşı

Kazanılmış Hak, Kıdem Tazminatı ve Emeklilik Yaşı

   Çalışma ve iş hayatımızla ilgili olarak bir takım yeni gelişmelerin eşiğinde olduğumuz şu günlerde hemen hemen her gün yeni bir söylemle karşılaşıyoruz.

   Uzun süredir gündemden düşmeyen kıdem tazminatı konusu, referandum sonrası tam gaz ilerlerken emeklilik yaşının artırılması ile ilgili olarak ta siyasilerden yeni açıklamalar gelmeye başladı.

   Son olarak 06 Haziran 2017 tarihli konuşmasında Başbakan Binali Yıldırım kıdem tazminatı ile ilgili olarak “Çalışanlarımızın hiçbirinin kazanılmış hakkına halel gelmesine izin vermeyiz”  açıklamasında bulundu.

   Açıklamada geçen Kazanılmış hak kavramını; “kişinin bulunduğu statüden ortaya çıkan, tahakkuk etmiş, kesinleşmiş ve kişisel alacak niteliğine dönüşmüş hak” olarak tanımlamış Anayasa Mahkemesi.

Dolayısı ile kazanılmış haklarımıza halel (bozma, zarar vermek, engel olmak, ket vurmak) gelmesine izin vermemek bir lütuf değil bu hakkın korunması yükümlülüğünü üstlenmiş olan hukuk devletinin bir esasıdır.

  Devleti temsil edenlerin bu kazanılmış hakları korumak ve güvence altına almaları için mevcut yasaları uygulamaları ve yeni yasalarla desteklemeleri yeterliyken kendi basiretsizlikleri yüzünden yaşanan mağduriyetleri, kıdem tazminatı fonu oluşturmak için bir fırsata çevirmek istemeleri hiç te ikna edici değildir.

   Nitekim gerek kıdem tazminatı gerekse emeklilik yaşı ile ilgili olarak temel problem kazanılmış haklarda değil beklenen haklardadır. Yine Anayasa Mahkemesi dönemin muhalefet partisinin 1999 yılında uygulamaya konulan emeklilik yaşı ile açmış olduğu iptal davasında “Emekli olmak için aranan şartları yerine getirenler hariç, sosyal güvenlikte kazanılmış hak yoktur, beklenen hak vardır. Beklenen haklarda değiştirilebilir….” Gerekçesi ile düzenlemeleri anayasaya uygun bularak iptal davasını reddetmiştir. Böylelikle tüm sigortalıların emekli olabilme şartlarının her an değiştirilebilmesinin önü açılmıştır.

   Hükümetten beklenen çalışanların kazanılmış haklarının güvencesini sağlamasının yansıra beklenen haklarının da halel getirilmeyecek bir düzenlemeye kavuşturulmasıdır. Gizli gündemler oluşturmak, sanal tartışmalar yaratmak, nabız yoklamak, alıştıra alıştıra yedirmek, ölümü gösterip sıtmaya razı etme politikalarından vazgeçmelidir.

SMMM Eyüp Koç

Günün sözü: Tekke viran derviş deli hu demenin vakti değil.