Otomatik Katılımda Devlet Desteğini Maksimuma Çıkarın Karlı Çıkın

Otomatik Katılımda Devlet Desteğini Maksimuma Çıkarın Karlı Çıkın

Bilindiği üzere zorunlu bireysel emeklilik sistemi 2017 da hayatımıza girdi ilk olarak 500+ ve sonrasında 250+ dediğimiz 250 den fazla çalışanı olan işyerlerinin sisteme dahil olmasıyla başlayan kademeli geçiş 2018 yılı itibari ile 50 den fazla 100 den az çalışanı olan işyerleri içinde başladı. Temmuz 2017 tarihinden itibaren ise 10 dan fazla çalışanı olan işyerlerinin sisteme  dahil edilmesi  ile birlikte uygulama daha fazla kişiye ulaşmış ve tabana yayılmış olacak, 2019 itibari ile de 5 ve daha fazla kişi çalıştıran işyerlerinin katılımıyla hemen hemen herkes bu sistemle tanışmış olacak.


Başta zorunlu olması, işveren desteğinden mahrum olması, sistemin ileride sosyal sigorta uygulamasının yerine geçecek yeni sistemin veya sistemlerin ilk adımları olacağı ve kamusal emeklilik sistemine alternatif yeni bir sistem haline evrilebilecek olması endişesi ve benzeri bir çok yönü ile eleştirebiliriz fakat şimdilik bunlardan bahsetmeyeceğim zaten bu konular başlı başına ayrı bir yazı veya makale konusu, Ayrıca genel bilgi almak açısından daha önceki işçi ve işverenler için BES konulu yazıma da göz atabilirsiniz.


Zorunlu Bireysel Emeklilik uygulamasının tam olarak anlatılamadığını ve doğal olarak ta anlaşılamadığını düşünenlerdenim. Öyle ki %80 lere varan cayma oranları da bunu ispatlar nitelikte. Sisteme katılan her 10 kişiden 8 i daha ilk iki ayda cayma hakkını kullanıyor ve sistemden çıkış yapıyor. Zorla güzellik olmuyor demek ki..

Şahsen ben işyerimde bu konu ile ilgili olarak sürekli bilgilendirmeler yaparak uygulamadan cayma hakkının kullanılmaması ve devamı konusunda tüm çalışma arkadaşlarımı ikna etmeye çalışıyorum. Teklif aldığım Bireysel Emeklilik şirketlerinden de konuyu tüm çalışanlara topluca anlatmalarını şart koşuyorum.

İkna çalışmalarımdaki en büyük argümanı ise sistemin olumlu yönlerinden biri ve bence en önemlisi olan, birikimlere yapılan devlet katkıları oluşturuyor.


Zorunlu BES için hali hazırda; ilk girişte yapılan 1.000,00 TL lik devlet katkısı, emeklilik halinde toplam birikim üzerine yapılacak %5 lik ilave destek ve aylık prim tutarları üzerine yapılan %25 lik devlet katkıları mevcut.

Bu yazımda bahsedeceğim konu ise aylık birikimlere yapılacak %25 lik devlet katkısı, hiçbir finans kuruluşunun, hiçbir reel yatırımın, sahip olduğunuz mevduatınıza (adına faiz, katılım payı, kar payı ne derseniz artık..) bu oranda bir katkı sağlayamayacağı düşüncesindeyim.


[alert-success]Peki Devlet Katkısı nedir ve ne kadar katkı sağlar?[/alert-success]

Bireysel emeklilik fonuna brüt maaşınızdan en az %3 sizin talep etmeniz halinde ise daha fazla bir oranda kesinti yapılarak aktarılması gerekiyor. Fonda biriken bu tutarlara ilave olarak devlet tarafından, sistemde devamlı kalmak şartı ile %25 ilave katkı sağlanıyor.

Örnek: 2.000 TL net maaşla çalışan bir işçiden 2018 Ocak dönemi 2.797,55 TL brüt maaşı üzerinden fona aktarılan aylık 83,00 TL sına 20,75 TL, bir yılda ise toplam 34.591,98 TL brüt kazancı üzerinden fona aktarılan 1.031,00 TL birikimine 257 TL devlet katkısı sağlanmış oluyor.

Örnek: 1.750 TL net maaşla çalışan bir işçiden 2018 Ocak dönemi 2.447,86 TL brüt maaşı üzerinden fona aktarılan her 73,00 TL sına karşılık 18,25 TL, bir yılda ise toplam 30.130,80 TL brüt kazancı üzerinden fona aktarılan 900,00 TL birikimine 225,00 TL devlet katkısı sağlanmış oluyor.

Ancak bir sınırlama var yapılacak devlet katkısının üst limiti o yıl için belirlenen asgari ücretin %25 ne kadar olabiliyor, yani 2018 yılında faydalanılabilecek en üst devlet katkısı tutarı (2029,50 X 12 = 24.354,00) X 25%) 6.088,50 TL sını geçemiyor.

Devlet katkısından sağlanacak faydanın maksimize edilmesi başka bir deyişle tutarın tamamından faydalanmak için basit bir hesaplama ile aylık fona aktaracağınız tutarın asgari ücret kadar olması gerekiyor.

Bunun yolu da yukarıda bahsettiğim üzere brüt maaşınızdan %3 yerine daha fazla bir oranda ödeme yapmayı tercih etmekten geçiyor.


Birikimlere sağlanan %25 lik devlet teşviğinden eksiksiz faydalanmanın ana şartı ise devamlılık esasıdır, aksi taktirde DİKKAT! Sistemden çıkma sürelerinize bağlı olarak, yapılmış olan devlet teşvikleri belirli oranlarda kesintiye uğrar.

  • Sistemden 3 yıl içinde ayrılanlar teşvikten faydalanamazlar
  • Sistemde 3 ile 6 yıl arasında kalanlar birikmiş toplam devlet teşviğinin %15 inden
  • Sistemde 6 ile 10 yıl arasında kalanlar birikmiş toplam devlet teşviğinin %35 inden
  • Sistemde 10 yılını dolduranlar birikmiş toplam devlet teşviğinin %60 ından
  • Sistemde 10 yıl kalanlar ve 56 yaşını dolduranlar devlet teşviğinin %100 yani tamamından

faydalanırlar.


Ülkemizdeki tasarruf oranının düşüklüğü göz önüne alınarak ve ekonomik kaygılardan dolayı oluşturulan sistemin bu açığı ne kadar kapatacağını ve ne oranda başarılı olacağını zamanla göreceğiz fakat tasarrufa teşvikin yolunun zorunlu olmasından değil gelir düzeyinin artırılmasından geçtiğide tartışılmaz bir gerçek..


1e1 Muhasebe.Com – SMMM Eyüp KOÇ