Ticari Kazancın Tespiti – İlgili Terimler ve Açıklamaları

Ticari Kazancın Tespiti – İlgili Terimler ve Açıklamaları

  Kanun, Tebliğ, Tüzük yönetmelik, bilumum mevzuat, mesleki makalele ve yazıları okurken konuyu daha iyi anlamamız açısından bazı kavramların ne anlama geldiğini bilmemiz o içeriği daha net ve daha hızlı anlamamızı kolaylaştıracaktır.  Özellikle vergi ve ticaret hukuku ile ilgili konularda sıkça duyduğumuz Gerçek Kişi kimdir? Tüzel Kişilik nedir? Vergi Mükellefiyeti nedir? Vergi mükellefi kimdir? Gerçek Usul ile basit usul ne anlama gelir I. Sınıf II. Sınıf tüccarlar kimlerdir? Bilanço esası ve işletme Defteri Esası nedir? gibi bazı ifadeleri bir anlam bütünlüğü ve yazı içindeki diyagrama bağlı olarak açıklamaya çalışacağım.


Gerçek Kişi – Tüzel Kişi:


Gerçek Kişi: Tam doğmak ve sağ olmak şartı ile kişinin anne karnından ölümüne kadar olan süreyi hukuken tanımlayan terime gerçek kişi denir. (İnsanlardır.)

Tüzel Kişi: Gerçekte kişilik sahibi olmayan fakat kişilik sahibi olarak kabul edilen, insanların ticari ve sosyal amaçlarını yerine getirebilmesi için bir  araya gelmiş kişi veya mal toplulukların genel adıdır. (Dernekler, vakıflar, sendikalar, ticari şirketler, devlet vilayet belediye vb. tarafından kurulan teşekkül ve müesseseler gibi. kurumlardır.)


Vergi Mükellefi – Vergi Mükellefiyeti:


Vergi Mükellefi: Çeşitli kanunlara bağlı olarak, üzerine düşen vergi borcunu ödemekle yükümlü gerçek veya tüzel kişidir. Vergi ödevi vergiyi doğuran olayla birlikte ortaya çıkar ve kendi mal varlığı ile yerine getirilir.

Vergi Mükellefiyeti: Vergi mükellefi olma durumudur. Mükellefiyet, Gerçek Kişi veya Tüzel kişilerin başvurusu üzerine açılabileceği gibi, idare (Maliye Bakanlığı, Gelir İdaresi Başkanlığı) nin tespitiyle de tesis edilebilir.


Gelir Vergisi – Kurumlar Vergisi:


Gelir Vergisi: Gerçek kişilerin gelirleri üzerinden (dolaysız vergi) alınan artan oranlı vergidir.

Kurumlar Vergisi: Sermaye şirketleri, kooperatifler, iktisadi kamu kuruluşları, iş ortaklıkları, dernek ve vakıflara ait iktisadi işletmelerin kurum kazançları üzerinden (dolaysız vergi) alınan sabit oranlı vergidir.


Ticari Kazanç:


Her türlü ticari ve sınai faaliyetlerden doğan kazançlar ticari kazançtır.

  • Ticari kazanç elde eden gerçek kişilerin geliri, gelir vergisine,
  • Şirketler ve Tüzel kişi Kurumların kazancı ise kurumlar vergisine tabidir.

1- Gerçek Usul – Basit Usul;


  Ticari kazanç elde edenler açısından gelir vergisi mükellefiyeti; defter tutma yükümlülükleri ve ticari kazançlarının tespit usulleri açısından gerçek usul vergi mükellefiyeti ve basit usul vergi mükellefiyeti sonucunu doğurur.

A) Ticari Kazancın Tespiti Açısından Gerçek Usul (Bilanço Esası, İşletme Defteri Esası), Basit Usul Esası;

Ticari kazancın tespit şekilleri Gelir vergisi kanununda düzenlenmiştir.

TİCARİ KAZANCIN TESPİT USULLERİ
Basit Usulde
Bilanço Esasında
İşletme Hesabı Esasında
Basit usulde ticari kazanç, hasılat ile giderler ve satılan malların alış bedelleri arasındaki müspet farktır.Bilanço esasına göre ticari kazanç, teşebbüsteki öz sermayenin hesap dönemi sonunda ve başındaki değerleri arasındaki müspet farktır. (Mali bilanço üzerinden) Bu dönem zarfında sahip veya sahiplerce: – İşletmeye ilave olunan değerler bu farktan indirilir, – İşletmeden çekilen değerler ise farka ilave olunur.Hasılat ile giderler arasındaki müspet farktır. Hesap dönemi sonundaki emtia mevcudunun değeri hasılata, hesap dönemi başındaki emtia mevcudu giderlere ilave olunur. Hasılat satış tutarlarını içerir, giderler dönem içi alış tutarlarını içerir.

B) Defter Tutma Yükümlülükleri Açısından Gerçek Usul, Basit Usul;

  Basit Usul vergi müklelefleri defter tutmazlar. Gerçek Usul vergi mükellefleri ise Vergi usul kanununca belirlenen hadlere göre yer almış oldukları tüccar sınıfına göre ayrıma tabi olup belirlenen defterleri tutmakla yükümlüdürler.

Tüccarlar her yıl yeniden güncellenen yıllık mal alış, mal satış ve hasılat tutarlarına göre güncellenen sınıflandırmalara tabidirler bu had ve tutarlara göre tüccarlar;

I. SINIF TÜCCARLARII. SINIF TÜCCARLAR
Bilanço Usulü Esasıİşletme Defteri Esası

Hangi tüccarın hangi ticari kazanç tespit şeklini kullanacağı vergi usul kanununda düzenlenmiştir.


Ticari Kazancın Tespiti

1- Yukarıdaki diyagram dan da anlaşılacağı üzere ticari kazancın tespitindeki ilk ayrım kazancın vergiye tabi olup olmayacağıdır.

  • Esnaf Muafiyeti – Şartları taşıması halinde vergi dışı bırakılmıştır
  • Veriye Tabi Sanayi Ve Ticaret Erbabı – Vergi Mükellefi

2- Vergiye tabi kazançlardaki temel ayrım ise defter tutulup tutulmayacağı iken;

  • Gerçek Usul -Defter Tutarlar
  • Basit Usul – Defter Tutmazlar

3- Gerçek Usul Vergi mükellefleri tutacakları defterler yönünden tüccar sınıfına göre ayrıma tutulmuşlardır.

  • I. Sınıf Tüccarlar – Bilanço Usulü
  • II. Sınıf Tüccarlar – İşletme Defteri Esası

4-Tutulacak defterler;

  • Bilanço Usulü- Yevmiye defteri, Büyük defter, Envanter defteri …
  • İşletme Defteri Esası – İşletme hesabı defteri

Yukarıdaki açıklamalar kapsamında;

Bir gerçek kişi; gelir vergisi mükelefi olup, gerçek usulde vergilendirmeye tabi, I. Sınıf bir tüccar ve Bilanço usulüne göre ticari kazanç tespiti yapılarak, Yevmiye defteri, Büyük defter, Envanter defteri gibi ticari defterleri tutar.

Veya bir gerçek kişi; Gelir vergisi mükelefi olup, basit usulde vergilendirmeye tabi ve bu usulde ticari kazanının tespiti yapılarak, defter tutmuyor olabilir.

Gerçek kişi; gelir vergisi mükellefi, gerçek usulde, II. Sınıf tüccar ve işletme defteri esasına göre kazanç tespiti yapılıyor ve işletme defteri tutmakla yükümlüdür diyebiliriz.

Tüzel kişilikler kurum olup (bazı istisnalar hariç) her halükarda kurumlar vergisi mükellefidirler ve kazançları gerçek usulde vergilendirilerek I. sınıf tüccar ve Bilanço usulu esasına tabidirler ve gerekli defterleri tutmak zorundadırlar.

1e1 Muhasebe.Com – SMMM Eyüp Koç